Arama
 
 

Sonuç :
 


Rechercher çıkıntı araştırma

Arama
 
 

Sonuç :
 


Rechercher çıkıntı araştırma

En son konular
» BAYRAMINIZ KUTLU OLSUN
Paz Ağus. 19, 2012 2:17 pm tarafından Admin

» NEDEN ÇOK ÜZGÜNÜM
Perş. Haz. 07, 2012 4:17 pm tarafından Admin

» KATİLLİK NERDE BAŞLAR
Ptsi Haz. 04, 2012 4:24 pm tarafından Admin

» SOR SORUYU
Salı Mayıs 29, 2012 12:20 pm tarafından Admin

» ÜSTÜN DÖKMEN DÖKTÜRDÜ
Çarş. Mayıs 16, 2012 11:50 am tarafından Admin

» PARA ZAAFI
Ptsi Mayıs 14, 2012 5:50 pm tarafından Admin

» KUL HAKKI
Perş. Mayıs 10, 2012 2:49 pm tarafından Admin

» DECCAL CENNETİNİ İSTEMİYORUM
Cuma Mayıs 04, 2012 2:06 pm tarafından Admin

» OKUMAK ÇÖZMEKTİR
Perş. Mayıs 03, 2012 12:34 pm tarafından Admin

En son konular
» BAYRAMINIZ KUTLU OLSUN
Paz Ağus. 19, 2012 2:17 pm tarafından Admin

» NEDEN ÇOK ÜZGÜNÜM
Perş. Haz. 07, 2012 4:17 pm tarafından Admin

» KATİLLİK NERDE BAŞLAR
Ptsi Haz. 04, 2012 4:24 pm tarafından Admin

» SOR SORUYU
Salı Mayıs 29, 2012 12:20 pm tarafından Admin

» ÜSTÜN DÖKMEN DÖKTÜRDÜ
Çarş. Mayıs 16, 2012 11:50 am tarafından Admin

» PARA ZAAFI
Ptsi Mayıs 14, 2012 5:50 pm tarafından Admin

» KUL HAKKI
Perş. Mayıs 10, 2012 2:49 pm tarafından Admin

» DECCAL CENNETİNİ İSTEMİYORUM
Cuma Mayıs 04, 2012 2:06 pm tarafından Admin

» OKUMAK ÇÖZMEKTİR
Perş. Mayıs 03, 2012 12:34 pm tarafından Admin

Tarıyıcı
 Kapı
 Indeks
 Üye Listesi
 Profil
 SSS
 Arama
Tarıyıcı
 Kapı
 Indeks
 Üye Listesi
 Profil
 SSS
 Arama

Akıl Hastalığının Biokimyasal ve Nörofizyolojik Temelleri

Aşağa gitmek

Akıl Hastalığının Biokimyasal ve Nörofizyolojik Temelleri

Mesaj  Admin Bir Perş. Mayıs 27, 2010 3:53 pm

Akıl Hastalığının Biokimyasal ve Nörofizyolojik Temelleri


Bir sinir sisteminin amacı, alınan stimulus'un bütün
organizmadaki tepkiyi değiştirmesini sağlayan bir
geritepme (feedback) mekanizmasının sağlanmasıdır. Ancak
tepkinin alınan stimulusa uyması durumunda normal bir
hayata rastlanır. Alınan stimulus yalnızca iç
homeostasisi sağlamak için vücudun içinden değil, aynı
zamanda dış ortamdan da gelebilir. Aslında, hayvanlar
âleminin en alt düzeyindekileri dışında, bütün
hayvanların karakteristiği, dış ortamdaki değişikliklere
karşı tepki olarak amaçlı bir mobilite gücüdür. Vücudun
gösterdiği koordine tepkiler, genel reseptörleri ve özel
duyu reseptörlerini kapsayan belli duyusal reseptörler
aracıyla çevreyle ilgili bir bilgi edinilmesini
gerektirir. Bu reseptörlerle alınan impuls'lar fibriller
yoluyla santral sinir sisteminde daha yüksek merkezlere
iletilir. Bunlar arasında, kas hareketleri için
subkortikal merkezler (meselâ retiküler formasyon
(bkz.), serebellum) ve bilinçli duyumların yorumlanması
için de serebral korteks vardır. Diğer kortikal
merkezler, uygun bir tepkinin belirlenmesi ve bu kararı
efferent impuls'lar yoluyla kaslara ileterek ilgili
hareketi sağlamakla görevlidirler. Direkt ve bilinçli
kas hareketleri kortikal kontrol altında iken,
subkortikal merkezler de (ekstrapiramidal merkezler)
düzenli kas hareketlerini sağlarlar.

Impuls'ların santral sinir sistemi boyunca
iletimleri,sinir fibrilleri (bkz.) boyunca
vesinapslardan (bkz.) (iki nöronu birbirinden ayıran dar
boşluklar) iletimle olur. Sinir fibrili boyunca iletim,
iyon hareketleriyle ilgili elektrokimyasal bir proçes
dolayısıyla, sinaps iletimi ise kimyasal maddeler (bkz.
Nöro-ileticiler) aracılığıyla sağlanır. Sinir sistemi
boyunca düzenli bir sinir iletimi vardır; fakat iletim
hızı fibrillerin büyüklüğüne bağlıdır. Öte yandan,
santral sinir sisteminin değişik kısımlarında başka
başka nörotransmitörler bulunur.

Sinirsel faaliyetin fizyolojik birimi refleks arkıdır ve
santral sinir sisteminin bütün düzeylerinde görülür. En
basit biçiminde (monosinaptik refleks), duyusal
reseptörde uygun bir stimülasyon sonucunda afferent
nöron etkilenerek efferent nöronu ve dolayısıyla efektör
organı etkiler. Refleks arkının afferent ve efferent
nöronları arasında birçok nöronların bulunması,
sinapsların da çok sayıda olması demektir; sinir
sisteminin sağlayabildiği refleks hareketinin son derece
komplike olması bu nedendendir. Serbest kalan
nöro-ileticilerinin eksitatör veya inhibitör oluşuna
göre, nöron da ya eksitatör yahut inhibitör tipte olur.
Bitişik nöronun tepkisi ise, yüzeyine uygulanan
eksitatör ve inhibitör stimulusların toplamının bir
sonucudur.

Uygulanan stimülasyona vücudun gösterdiği tepki yalnızca
gözle gözüken motor tepkiyi değil, fakat bu tepkiye
uygun bir iç değişimide kapsar. Bu iç değişim,
hipotalamus (bkz.), limtaik sistem (bkz.) Ve retiküler
formasyon gibi birçok orta beyin merkezleriyle
ilgilidir. Hipotalamusun en önemli fonksiyonu endokrin
ve otonom sinir sisteminin kontrolüdür. Filogenetik
bakımdan korteksin en yaşlı bölümü olan limbik sistem
açlık, korku, nefret, vs. gibi ilkel ve "hayvansı"
tepkileri yaratır, insanlarda bu sistemduygu (bkz.) Ve
öbür emosyonlarla ilgilidir. Retiküler formasyon ise ana
kontrol bölgesidir ve yaygın sayısız nöronlar aracıyla
istemli sinir sistemi faaliyetlerini ve istemsiz
faaliyetleri entegre eder. Birtakım ilkel tepkiler doğal
olarak varolmakla birlikte, uygun tepkilerin
gelişmesinde, öğrenme (bkz.) Son derece önemli bir
proçestir. Bu da hafıza (bkz.) proçesiyle ilgilidir.
Hafıza, engramlar (bkz.) halinde depolanır. Engramlar
yalnızca serebral korteksin entegritesine değil, aynı
zamandahipokampus'un (bkz.) Fonksiyonel faaliyetine de
bağlıdır. Bu hafıza proçesi, hücrelerin içinde yeniden
protein sentezi gerektirebilir. Santral sinir
sistemindeki bu proçeslerin yürütülebilmesi için,
metabolik entegrite şarttır. Sinir sisteminin en önemli
enerji kaynağı glükoz metabolizmasıdır. Sinir dokusunda
hiçbir glikojen deposu olmaması ve yeterli bir glükoz
kullanımı için oksijen gerekli olması dolayısıyla,
bozukluk göstermeyen bir kan dolaşımı son derece
önemlidir. Birçok vitaminler, özellikle B-kompleks
vitaminleri normal bir metabolizma için gereklidir.
Belli başlı psikiyatrik hastalıklar, normal fizyolojik
nöron proçeslerindeki üç çeşit değişiklikle ilgilidir :

1. Metabolizma bozukluğu: Birçok akıl bozukluğu
vakasının nedeni, genetik biyokimyasal bozukluklardır.
Bunlar arasında fenilketonüri (bkz.), Hartnup hastalığı
(bkz.) Ve lipoidoz'lar vardır. Ayrıca, normal metabolik
faaliyetler için vitaminler gerekli olduğuna göre, B
grubu vitaminlerinin yetersizliği mental anormalliklere
yol açar. Bunların arasında da Wernicke ansefalopatisi
ve Korsakoff sendromu vardır.

2. Kortikal fonksiyonda değişimler: Organik demanslarda
kortikal fonksiyon epeyce bozulmuştur ve sonucunda sapık
düşünce proçesleri ve hafıza depolama sorunları ortaya
çıkar. Engram oluşumu için gerekli normal protein
sentezine bir müdahale, muhtemel bir mekanizmadır.
Anatomik lezyonlar ise hipokampusda yer alır.Şizofrenide
de (bkz.) Serebral amin metabolizmasındaki değişiklikler
söz konusu olabilir.

3.Orta beyin bozukluğu : Birçok psikiyatrik
hastalıklarda sürekli olarak rastlanan bir özellik de
duygu (affekt) anormalliğidir. Bu duygu değişikliği ve
bunu izleyen otonomik ve endokrin etkileri
[meselapsikosomatik bozukluklar (bkz.)] muhtemelen orta
beyin merkezleri arasındaki dengenin değişmesiyle
açıklanabilir.
avatar
Admin
Admin

Mesaj Sayısı : 629
Kayıt tarihi : 10/05/09
Yaş : 51
Nerden : manisa

http://www.ugurozaltin.tr.cx

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Sayfa başına dön

- Similar topics

 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz