Arama
 
 

Sonuç :
 


Rechercher çıkıntı araştırma

Arama
 
 

Sonuç :
 


Rechercher çıkıntı araştırma

En son konular
» BAYRAMINIZ KUTLU OLSUN
Paz Ağus. 19, 2012 2:17 pm tarafından Admin

» NEDEN ÇOK ÜZGÜNÜM
Perş. Haz. 07, 2012 4:17 pm tarafından Admin

» KATİLLİK NERDE BAŞLAR
Ptsi Haz. 04, 2012 4:24 pm tarafından Admin

» SOR SORUYU
Salı Mayıs 29, 2012 12:20 pm tarafından Admin

» ÜSTÜN DÖKMEN DÖKTÜRDÜ
Çarş. Mayıs 16, 2012 11:50 am tarafından Admin

» PARA ZAAFI
Ptsi Mayıs 14, 2012 5:50 pm tarafından Admin

» KUL HAKKI
Perş. Mayıs 10, 2012 2:49 pm tarafından Admin

» DECCAL CENNETİNİ İSTEMİYORUM
Cuma Mayıs 04, 2012 2:06 pm tarafından Admin

» OKUMAK ÇÖZMEKTİR
Perş. Mayıs 03, 2012 12:34 pm tarafından Admin

En son konular
» BAYRAMINIZ KUTLU OLSUN
Paz Ağus. 19, 2012 2:17 pm tarafından Admin

» NEDEN ÇOK ÜZGÜNÜM
Perş. Haz. 07, 2012 4:17 pm tarafından Admin

» KATİLLİK NERDE BAŞLAR
Ptsi Haz. 04, 2012 4:24 pm tarafından Admin

» SOR SORUYU
Salı Mayıs 29, 2012 12:20 pm tarafından Admin

» ÜSTÜN DÖKMEN DÖKTÜRDÜ
Çarş. Mayıs 16, 2012 11:50 am tarafından Admin

» PARA ZAAFI
Ptsi Mayıs 14, 2012 5:50 pm tarafından Admin

» KUL HAKKI
Perş. Mayıs 10, 2012 2:49 pm tarafından Admin

» DECCAL CENNETİNİ İSTEMİYORUM
Cuma Mayıs 04, 2012 2:06 pm tarafından Admin

» OKUMAK ÇÖZMEKTİR
Perş. Mayıs 03, 2012 12:34 pm tarafından Admin

Tarıyıcı
 Kapı
 Indeks
 Üye Listesi
 Profil
 SSS
 Arama
Tarıyıcı
 Kapı
 Indeks
 Üye Listesi
 Profil
 SSS
 Arama

ŞEKER NİNE VE İKİ TURNASI

Aşağa gitmek

ŞEKER NİNE VE İKİ TURNASI

Mesaj  Admin Bir Perş. Eyl. 16, 2010 11:22 pm

ŞEKER NİNE VE İKİ TURNASI

Şeker nine yıllar önce bir ramazan bayramı günü doğmuştu. Babası bayram namazından döndüğünde kızı olduğunu öğrenmişti. Bir çok yaşamayan ölen bebeklerinin ardından şeker bebek ramazan günü anne babasına bayram hediyesi gibi gelmişti. İki oğlan kardeşi oldu ve bir evin bir kızı olarak büyüdü.

Küçük yaşta evlendirildi ve iki oğlu kas hastası oldu. Şeker nine iki engelli oğluyla otuz yılı aşkın bir mücadele içinde yaşadı. Kocasını yıllar önce kaybetmişti. Tek odalı bir gece kondu da yaşıyorlardı. Büyük oğlu askerden çürüğe çıkarılmış memleketine geri yollanmış, küçük oğlu ise daha askere gitmeden hastaneden çürüğe çıkarılmıştı. Kas hastalığı bambaşka bir dertti. Ancak yaşayan bilirdi bunu. İki oğlunun bu hastalığın pençesinde nasıl eriyip aktığını yıl yıl izlemişti şeker nine.

Kas hastalığı diri diri mezara girmek gibiydi. Yavaş yavaş ilerliyordu. 18 yaşlarında yürümede yorgunlukla başlıyordu. Sonra yokuş ve merdiven çıkmalar zorlaşıyordu. Daha sonrasında ise en ufak bir şeye takıldıkça kavak ağacı gibi boylu boyuna düşmeler dayanılır gibi değildi. Şeker nine kendisi bir bayram sabahı doğuşu gibi iki oğlunu da kendisine yollanmış iki turna olarak düşünürdü. Tüm zorluklara rağmen şeker nine iki turnasıyla çok mutluydu. Kaderine razıydı. Kas hastalığı vücutlarını güçsüz bıraktıkça iki oğlu artık evden çıkamaz olmuşlardı. Oğullarının her ihtiyaçlarını, çarşı Pazar işlerini, evin her temizliğini şeker nine yapmaya çalışırdı.

Hastalık artık onları divana koltuğa bağlamıştı. Dile kolay otuz yılı aşkın bir süredir bu hastalıkla yaşıyorlardı. Genç yaşlardan bu günlere kolay alışmadılar buna. İsyanlara az sürüklenmedi iki oğul ama şeker nine her zorluğu aştı, evletlarının en hırçın hallerini bile yumuşak sessiz sakince karşılıyordu. Bu hastalıkla mücadelenin en zor tarafıydı. Psikolojik mücadele de şeker nine sabırla başarılı oldu . Kolay değildi bu tabiî ki. Gençlik yıllarında baharı beklerken kara kışta kalıvermişti iki oğulda. Kaderlerini kabullenişleri arttıkça hırçınlıkları azaldı. Kendileriyle barışık yaşamayı zaman içinde öğrendiler. Şeker nine iki turnasının gözlerinin içine bakar onlarsız bir hayat düşünemezdi, iki turnası da anneleri olmadan bir hayatın hayalini dahi kurmak istemezlerdi.

Ertesi günü hem Cuma hem de Kurban bayramıydı. Namazlarını kıldılar gece çaylarını içtiler ve ana oğul her zamanki gibi sohbetlerini ettiler, hatıralardan bahsettiler. Uyumak için yattıklarında her birinin gönlünde ayrı bir bayram byrykluğu ve onca özlemle uykuya daldılar. Gece elektrik sigortasından bir kısa devre oldu ve lambadan veya prizden olabilir bir kıvılcım halının üzerine düştü. Dumanlar çıkıyordu halıdan. Yangın çıktı çıkacak. Şeker nine uykusundan uyandığında dumanlarda alevler de artmıştı. Hemen iki turnasına bağırdı. Uyanın diye. Öksürüyorlardı hepside dumandan. Şeker nine ne yapacağını şaşırmış halde çırpınıyordu. İlk önce ateşi söndürmek için çeşmeye koşmayı düşündüyse de alevlerin çoğaldığını görünce oğullarını dışarı çıkarmanın daha doğru olduğunu düşündü. Ama nasıl kucaklayabilirdi ki koca koca adam olmuş oğullarını. Sürükleyerek dışarı çıkarmayı düşündü o da zordu. Bu arada iki turnası da öksürükler arasında feryat figan annelerine yalvarıyordu ANNE KAÇ BURADAN ÇIK EVDEN NE OLUR. Ama şeker nine bırakamıyordu iki turnasını, iki kara gözlü kuzusunu. Turnaları annelerinin kurtulmasını istiyordu. Anneleri ise ateşten kaçmıyordu bile. Otuz yıl kaçmadığı zorluklardan şimdi mi korkup kaçacaktı ? Şimdi mi teslim olacaktı çaresizliğe ? Şimdi mi canı daha tatlı gelecekti iki turnasından ? Asla

Ertesi günü gazetelerin üçüncü sayfasında minik bir haberdi onlar. İki sakat oğluyla yaşlı bir kadın evde yangında feci şekilde can verdi diye küçük puntolarda yazılmışlardı. Halbuki o gece o gece konduda bir SOFİ’NİN SEÇİMİ yaşanmıştı. Anne iki oğlundan birini seçmedi sadece kendini seçti ve iki turnasından ayrılmadı. Turna kuşları sürüden bir yoldaşları yaralandığında onun yanında iki turna daha yere iner ve ona rafakat edermiş. Ya iyileşene kadar ya da ölürse onu bırakır tekrar sürüye katılırlarmış. Şeker nine iki turnasını da bırakmadı. Allah rahmet eyleye.
17 Eylül 2010 Cuma
UĞUR ÖZALTIN
avatar
Admin
Admin

Mesaj Sayısı : 629
Kayıt tarihi : 10/05/09
Yaş : 52
Nerden : manisa

http://www.ugurozaltin.tr.cx

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Sayfa başına dön

- Similar topics

 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz